Road Trip
Yahut Bildigimiz Yolculuk Iste (1)
Sonunda road-trip
hayallerime kavusuyorum. Cesitli nedenlerle Denver-Boston road trip’i firsatini
reddetmek durumunda kalmis olmamin acisini dindirecek, en azindan hafifletecek
umidiyle “evet” diyorum arkadasin teklfine. Ilk plan Niagara Selaleleri, fakat
son gun toplanip rotayi degistiriyoruz. Esasen son gece hala grup bile net
degil. Zaten bu yolculugun temasi da “plansizlik”.
Son geceki
toplantimizda kabaca da olsa bir rota belirledik: Pennsylvania, Connecticut ve
Rhode Island. Tabii ki Rumsfeld’in dedigi gibi “known unkonwns, unknown
unkowns” durumlari nedeniyle rotamizda sapmalar oldu.
1. Gun:
Sabah erken
sayilabilecek bir vakitte yola ciktik ve ilk hedefimiz
Boston’a yakin, Lenox kasabasiydi. Vurduk kendimizi ABD’nin meshur
otobanlarina. Etrafta guzel manzaralar, donmus buyuk su birikintileri ve en
sonunda da donmus bir gol gorduk, ki bu benim hayatimda gordugum en buyuk
donmus su kutlesiydi. Donmus golu bulunca ustunde yurumemezlik etmedim tabii.
Biraz cekinerek de olsa birkac adim attim, donmus gol ustunde yurudum demek
icin.
Benzer manzaralar
esliginde Lenox’a ulastik. Buranin ozelligi, Pulitzer odullu yazar Edith
Wharton’un evinin, ev dediysem kocaman kosk, burada bulunmasi. Biz de gittik
ziyaret ettik. Tabii kis oldugu icin ev kapaliydi. Kis olmasina kisti ama
bahcesinin baharda ne kadar guzel olabilecegini bakinca anliyorsunuz. Bir sure
“buraya baharda, yazda gelmek gerek” muhabbeti yaparak etrafta dolastiktan
sonra bindik arabamiza ve yola koyulduk, istikametimizi Philadelphia olarak
belirledik.
| Edith Wharton'un mutevazi evi |
New Jersey
civarinda bir sure trafikle bogustuktan sonra bir yol ustu tesisinde mola
verdik. Burada elektronik bir tarti buldum, ABD’de kilo verdim vermesine de hic
tartilmadigim icin o ana kadar olayin vehametini gormemistim. Sinirlendim cikan
rakama. Fakat tartinin marifetleri bununla sinirli degildi, kilomu soyledikten
sonra “Here is your fortune word: Study more and be prosperous” buyurdu,
guldum…
Burada internetten
Philadelphia icin otel baktik fakat ne mumkun, uygun ve bos bir otel bulamadik.
Neyse deyip yola koyulduk tekrar ve fakat Philadelphia’ya ulastigimizda da hala
otel bulabilmis degildik. Arkadas yolda Atlantic City tabelasini gorup “Hadi
Atlantic City’e gidip kumar oynayalim” dediginde nereden bilebilirdik ki
gercekten oraya gitmek durumunda kalcagimizi. Hulasa, Philadelphia’da uygun bir
otel bulamadik, Atlantic City’de de uygun fiyatli guzel oteller bulunca vurduk
kendimizi Atlantic City yollarina. Takriben 1-1,5 saatlik yolculuktan sonra
otelimize ulastik. Otel oldukca buyuk, alt kati kumar makinalariyla dolu kismen
sasaali bir otel. Fakat henuz sezonu olmadigi icin cok hareketli degildi,
ortalikta sadece yasli amcalar ve teyzeler disinda pek kimse yoktu. Biz de check
in islemleri icin beklerken makinalar arasinda dolastik. Arkadaslar bir gecede
tam uc dolarlarini (!) kumar illetine kaptirdilar. Kumar faslinin ardindan sabah
erkenden bulusmak uzere odalarimiza dagildik.
No comments:
Post a Comment